17 Nisan 2019 Çarşamba

Baby Shower meselesi !


Baby shower; doğuma kısa bir süre kala yapılan ve amacı anne adayına maddi - manevi destek olmak olan bir organizasyonu imiş. Baya da resmi bir açıklama. Aklımda hiç yoktu daha önce de söyledim ama Meltem ısrarcı ufak da olsa bir kutlama olsun diye. Hazırlıklar tam gaz devam ediyor. Tarih 25 veya 26 Mayıs olarak belirlendi.
Biraz yurtdışı uygulaması da olsa biraz ön yargılı davransam da pek itiraz etmeye fırsatım da olmadı. Bir sürü insanı ilk defa belki de kendimle ilgili bir şey için özel olarak davet edeceğim. Hatta Meltem Davetiye bile yapalım diyor. :) hatta şu an fark ettim ki 8 tane davetiye almış bile. Resimi detaylı incelememek benim hatam oldu. Fotoğraftakilerin bazen yarısını bile anlayamıyorum :)
Senin doğumundan sonra bebek görmeye gelen ziyaretçilerle sürekli kalabalık olan bir evden ziyade; zaten uykusuz ve yorgun olacağımız süreçte babanla ve seninle sükunet içinde kalabilmek güzel olacak. Bu açıdan belki de baby shower çok mantıklı.

Fakat gel görelim ki şimdi de bir baby shower kıyafeti bulmam lazım kendime. Az önce bilimum baby shower parti aparatlarını internet üzerinden satın aldım. Eft talimatlarını verdim.  Sadece Meltem'in eforu ile olmaz değil mi? Benim de çorbada tuzum olmalı anne olarak...




16 Nisan 2019 Salı

"13. Haftamızdayız bebeğim. Sen şimdiden 7 buçuk santimsin. Doktorun Aybala söyledi 2 gün önce. Ben çok hastaydım. Endişelendim ve cuma öğlen olan randevumu dayanamayıp bir gün öncesine aldım kalp atışlarını duymak için. Aybala doppler ve ultrason cihazını karnıma yerleştirdiğinde pür dikkat ekrana baktım önce. Kolumu sıvazlayıp bir yandan da tansiyonumu ölçmeye çalışan hemşireye dikkatimi hiç vermedim bile. Ekrandaki görüntüde sırt üstü anne rahminde uzanıyordun, hareketsizdin. Kaşlarımı çatınca Aybala uyuyor annesi bak dedi. Nasıl mümkündü uyuman halbuki? Doktor kapısı önünde sen karnımda taklalar at diye browniler çikolatalar yemiştim. Neyse ki kalp atışını dinletti Aybala ve gelişiminden bahsetti. Bir de vesikalık verdi her seferki gibi. Baban yanımızda değildi diye mi beni korkuttun küçük yaramaz seni? Yoksa benimleyken hep uslu olacağının işareti mi?
Her ne olursa olsun sen iyi ol da gerisi önemli değil. İster zıpla ister uyu ama kalbin güm güm sevgi dolu atsın meleğim.
Seni seviyorum"


Bu notu yazmışım kendime sen 13 haftalıkken. Şimdi 27. Haftamıza 2 günümüz var. 1 hafta sonra sen 7 aylık kocaman bir kız olmuş olacaksın. Şimdiden karnımda tekmeler yumruklar dirseklemeler ile kendini baya gösteriyorsun. Karnımda parendeler attığını bile düşünmüyorum değil.


Sana küçük mü küçük minnak mı minnak bembeyaz pabuçlar aldım. Bir de başına geçirebileceğimiz çiçekli bir süs. Yapmam dediğim herşeyi yapma derneğine üyeliğimi tescil ettim. Ama ne yapayım çok şekerlerdi...

Halen isim konusunu netleştiremedik. Baban bir isimde karar kılsa ben ikincisini koyacağım ama birinci ismin sabırla netleşmesini bekliyorum. Koyacağım ismin senin ruhuna ve hayatına değmesini su gibi berrak olmasını sana güzellikler ve hep şans getirmesini istiyorum. Bir de bizi simgelesin istiyorum. Birçok ismi ben zikrettim : Hazal, Ela, İpek, İnci, Simal, Arya. Baban ise bugün yeni fikirlerle geldi : Hayal, Rüya, Sıla, Ada ve Kolet. Kolet'i pek anlayamadığımı itiraf ettim. İtiraz ettim. Senin için itiraz etme hakkım var değil mi?

Doğum çantamız hazır bu arada. Birçok ihtiyaç eklendi. Sütüm gelmez diye devam sütü bile koydum çantanın içine. eksik kalmasın diye baya kafa yordum bu konuya. Çünkü nedense o zaman yanımda kimse olmayacağına dair büyük bir düşünce var ve aklımdan atamıyorum bu düşünceyi. Daha önceki kötü tecrübemden ötürü aslında derinlemesine korkuyorum. Genel anestezi yapmalarından korkuyorum. Dua ediyorum bir yandan Allah'ım beni, kızımla bizi genel anesteziye sokma diye. Karanlığa gömülme ve hiçbir şey hatırlayamama, panikle uyanma endişesi beni mahvediyor. Bu konuyu daha doktorla konuşmadım ama konuşmam lazım.


Başka neler mi oldu? Şeker sonuçlarından çok korkmuştum. Gebelik şekeri teşhisinden sonra nasıl kontrol altında tutarım diye de endişelenmiştim. solda gördüğün üzere teçhizatlarımı edindim ve sol elimin her bir parmağını delik deşik ettim kan şekerimi ölçebileyim diye.

Bol bol şeker ölçümleri yapıldı bu ara hak verirsin ki. Ne güzel ki sonuçlar iyi gitti. Diyetle olması gereken seviyede tutmayı becerebildim. Fakat dün aldığım test sonuçlarıma göre tiroid sonuçlarım yüksek çıktı. Şimdi dozu arttırdım. Demir eksikliğim ise halen devam ediyor. Yoksa sen misin o demir hırsızı?


Hayır. Bence sen olsan olsan kalp hırsızı olursun minnoş. Pazartesi günü doktor randevumuz var yine. Yüzünü göster de azıcık stresi sıkıntıyı unutayım olur mu?

12 Nisan 2019 Cuma

Bir seçim ve şekerleme hikayesi


Mart ayının sonu bahar diye baban koştu gece gündüz ve sonunda 31 Mart gecesi galibiyeti kutlama şansına erişti. Bu kadar koşturma sonrası yaşanılan galibiyet duygusu gibisi olmasa gerek. Bizim için bazı şeyler galibiyet olmadı ama olsun. Rafa kaldırdık çoğu konuyu. Seninle bu konuları sen kocaman bir kız olduğunda ince ince konuşacağız. Bana belki hak vermezsin belki ama anlamaya çalışacağından eminim...

Altta Sağdaki fotoğraf ise 3 Nisan tarihinde çekilmişti ve ben bu fotoğrafı çekerken bile testin sonucunun çok şeker çıkacağını biliyordum. Ki öyle oldu... Açlık şekerim iyi iken, 1 saat sonra alınan kanda değer 192 mg/dl , 2 saat sonra alınan değerde ise sınırda da olsa 160 mg/dl çıktı.  

Ertesi güne hemen bir dahiliye doktoru ( Pınar Hanım) bir de diyetisyen randevusu sıkıştırdım.

Öğleye kadar iki doktor ziyaretimi gerçekleştirdim ve elimde diyabetlilerin kullandığı şeker ölçer cihazım ve diyet listemle evin yolunu tuttum.  Artık beyaz un, pirinç, patates, havuç, portakal, börek, poğaça ve simit yoktu :) Bu yüzden Ağaçlı fırınından tam buğdaylı bir ekmek aldım kahvaltının yanına iki dilim de olsa yiyebileyim diye. Doktor Duygu diyet listesine allahtan 2 dilim ekmeği ve yarım muzla yapılacak süt karışımı ara öğününü eklemişti. Yoksa ağlayacaktım.  Bugün ise elimdeki cihazla ilk defa ölçümleri yapmaya başladım. Değerlerimiz gayet iyi gözüküyor. Sabah biraz amatörce kahvaltımı bitirip ölçüm yapmış oldum ve öğlen bu hatayı telafi ettim. Hem açlık hem de 1 saat sonrasının şeker değerini ölçtüm ve sonuç maksimum değerin baya altındaydı ( 102 )<140 dl="" mg="" p="">

Zorlu yolda bana yardımcı olacaksın değil mi?

Canıma tatlı çektirtmek yok bak anlaşalım!



26 Mart 2019 Salı

6. ayımız kutlu olsun !

Bugün 6. ayımızdayız artık. Yolun yarısından çoğu bitti. 16 haftalık son dönemeçteyiz.
Yavaş yavaş hareketlerimde dinginlik hissediyorum. Eskisi gibi atak bir şekilde kalkamıyorum yerimden veyahut merdivenleri koşa koşa inemiyorum. Geceleri ise biraz sırt ağrım oluyor. Ama hepsine değer.

Son ultrasondan beri yaklaşık 12 gün geçti. Haftaya şeker yüklemesi yapacaklar bana. Randevumu ayarlamaya çalışıyorum. Doktorumuz hastaneden ayrılıp kendi kliniğini açtığı için bu testi nerede yaptırmam gerektiğinden pek de emin değilim. Yarın arayıp öğreneceğim.

Dün ikinci küçük bir dolap uzatması aldım senin için. Yanımda uyurken eşyalarını rahat rahat koyabilelim diye.  Çok da güzel ve kullanışlı olacak eğer ölçüleri yanlış almadıysam :)

Daha sakinim sanki bugünlerde. Herşey yerine oturacak gibi geliyor. Kırgınlıklarım ve üzüntülerim bazen ara ara kapımı çalsa da yapacak pek de birşey olmadığını fark edince dağılıyor düşünceler. Herşey istediğin gibi olamaz değil mi? Sana en çok bunu öğretmek isterim. Herşeyin çoğu zaman senin dilediğin gibi olmayacağını fakat değişen durumlara adapte olmanın hayatta mutlu ilerlemekte sana rehber olacağını öğretebilirsem ve bunu özümsersen daha huzurlu olacağını görmek isterim. Aksi halde hayat kırgınlıklar, isyanlar ve mutsuzluklarla doğru oluyor. Şükür etmeyi bilmek lazım. Bahsettiğim şükür tamamen içine kapanıp hiç kendin için pozitif bir şey veya yeni bir şey talep etmemek değil. Zorluklar karşısında şükür etmek benim bahsettiğim. Sen de yaşayıp göreceksin...

Biraz öğüt verici oldu bu yazı. Daha fazla devam etmeyeceğim. Zira bugünkü öğle şekerlemem yeterli gelmedi. Biraz daha kendime bakmam lazım. Ayaklarımı uzatıp dinlenmeliyim.

24 Mart 2019 Pazar

Çantan hazır sen ne yapıyorsun?


Günlerden Pazar ve ben evde yalnızım. Bahar mevsimi olabildiğince kendisini gösteriyor. Yan bahçede Mor Sümbülller açtı bile. Havalar 20 derece gibi; ne sıcak ne de soğuk kıvamda. Böyle olunca insanın keyfi yerine geliyor kasvetli yağmurlu ve soğuk günlerden sonra.Dolayısı ile kendime kocaman bir keyif kahvaltı tabağı hazırladım. Seninle bol bol konuştum. Dedikodu bile yaptım. Dün bahçede baya yorulmuşum bu yüzden bugün çok hareketli program yapmadım. Sadece ikea'dan bir dolap ve ütü masamıza bir örtü alma gibi basit programım var.

Bir de Babi ile havlama egzersizi gibi bir durumumuz söz konusu. Umarım başarılı olurum. Çok değişiklik yaşadı köpekçik evimize ilk geldiği günden beri. Şimdi bahçemizde özgür kralllığını ilan etmiş durumda. Bir oraya bir buraya doya doya koşuyor. Güneşin altında keyif yapıyor. Dut ağacımızdan dal koparmaya çalışanlara çılgınca havlıyor falan. Hem seni hem de çevreyi rahatsız etmesin diye havlama konusunda komut uygulamam gerekiyor. Bunu geç de olsa anladım. Babi çok zeki bir köpek. Sadece halen yaşlı köpek sınıfına girmediği için ve küçük ırk olmasından ötürü enerjisi çok fazla. Bu enerjiyi atabileceği yerleri bulmak çoğunlukla çok zor. Sahilde bile 1 saat koşsa yorulmuyor Babi. Daha önce hiç eğitilmemiş misafir edildiği evlerden de kovulmuş. Kovulduktan sonra bizim evimizi yuva olarak buldu. Bize de çok kısa sürede adapte oldu. Biz tecrübesizdik ama okuyarak dinleyerek anlamaya çalıştık. Otur, pati ver, yat komutlarını hemen öğrendi. Havlamak konusundaki içgüdüsel sınırdan fazlaya kaçan dürtülerini biraz törpüleyebilirsem hepimiz daha rahatlayacağız. Çünkü babi sen ve ben güzel bir şekilde sahilde oturmayı çok isterim. Bu yüzden havlama konusundaki sınırı kavrayacağından eminim. Babi bunu senin için yapacak.

Bu kadar Babi konuşmak yeter. Biraz da senin için en son yazdığımdan beri neler yaptım onu anlatayım. Bebek arabanın aynı markası olan ana kucağını sonunda buldum ve hemen aldım. 

Mothercare'de 1 saat vakit geçirdim kimsecikler yokken. sana krem şampuan ve yağ aldım. Birazdan ilk banyo yapacağın küvetini alacağım internetten. Yaz bebeği olduğun için çok şanslısın rahat rahat ilk banyonu yapacaksın minnoş.

Bir de sağda görüldüğü üzere tavşan kulaklı bir tulum aldım. Allahım ben de o gülerek baktığım annelere benzemeye başladım. Sen büyürken anne kız bir takım kıyafetler alırsam şaşmayalım ! :)

Anne olmak farklı bir şeymiş. Kendinden önce canında atan kalbi düşünmek hakikaten farklıymış. Doğam gereği hep kendimden önce çevremdekileri düşündüm bugüne kadar.Mizacımda bu vardı. Yengeç burcuyum neticede. Duyarlı ve hassasım. Sen de yengeç burcu olacaksın o yüzden bu dediklerimi anlayacaksın zamanı gelince. Fakat gel gör ki bu alelade bir hassaslık değil. Bu bambaşka bir şey. Hassasken ve kendimden önce başkalarını düşünürken kendimi umursamazdım ve arka plana atardım. Şimdi ise senin varlığın benden önde geliyor ; ama velakin senin varlığını önde tutmam için kendmi de korumam gerektiğini ve kendimi arka plana atmamam gerektiğini öğreniyorum. Şimdiden öğrenmeye başlamak harika bir duygu. Bu bana uçaklarda "maskeyi önce kendinize sonra çocuğunuza takın" uyarısını anımsatıyor. Merak etme; sana daha iyi bakabilmek için maskeyi taktım seni bekliyorum bebeğim..


Bugünlerde senin doğacağın ilk anı hayal etmekten kendimi alı koyamıyorum Ela'm. Bu düşünce de beni çantanda neler olmalı acaba sorunsalına yöneltti. Tecrübeli anneler tabi ki biliyor neler olmalı neler olmamalı ama sen benim ilk'imsin.


Bu yüzden kendime not olsun diye bir liste hazırladım izninle burada paylaşacağım ve sonrasında sen burayı okurken istersen bana gülebilirsin:

  • kıyafet ve yedek kıyafet
  • plastik poşet
  • önlük
  • biberon
  • el antiseptik

Kendim için de tabi ki bir çanta hazırlayacağım seninkinin yanına. Fotoğraf da çektiririz belki ne dersin? Çoğu kişi bu fotoğraf çılgınlığına sular seller gibi atlıyor. Haaa bir de baby shower kısmı var ki ben saçma buluyordum. Full organizasyonlar falan harcanan gereksiz paralar diye düşünüyordum. Onun yerine sana senin ihtiyacın olabilecek başka şeyleri alırım diye kendimi ikna etmiştim ki.... 

Ta ki Meltem ananen (soldaki sevecen pozitiflik tanrıçası) kendi bahçesinde organizasyonu kendisi yapmayı ikna edene kadar. Bakalım nasıl olur. Göreceğiz. Bu senle alakalı değilmiş daha çok benimle alakalı imiş. Seni beklerken doğuma yakınlaştıkça bana eğlence olsun moral bulayım diyeymiş. Niye morale ihtiyacım olsun ki aslında ben hep moralliyim seninle :x Çok deşmeyeceğim bu konuyu. Bu shower olayına daha çok börek, kısır tatlı pasta yiyebilme imkanı olarak bakıyorum ahahah. bu plana göre catering Türkan Teyzemiz tarafından yapılacak. Çok yakın birkaç arkadaş davet edilecek. O kadar :) Ama ben bir baby shower müzik listesi yapmalıyım sanırım. Sıkıcı ve müziksiz olmasın.

Geçen yazdığımda buraya sanırım 54 kilo olmuşumdur diye tahminlerde bulunuyordum. Fakaaaat  olmuşum 55 kilooo. Ben şok! Yandaki fotoğraf 55 kilo olduğumun göstergesi olarak burada dursun. 60 kilo olduğumda da bir fotoğraf ile şenlendiririz burayı. Şimdiye kadar böylelikle 7 kilo almış oluyorum. Bu benim için rekor. Tartıya çıkınca zaten inanamadım. Demek ki bir 5 kilo daha alacağım. Daha doğrusu alacağız. Tetanos aşısı olmaya gittiğimde iki gün önce sağlık ocağında görevli hemşire de görünüşe göre senin kilo aldığını söyledi. Hakikaten de doğru. Sen kilo aldın benim kilolar tamamen sana gitti. Acaba kaç kilo doğacaksın? Tahminde bulunayım mı? Bence 3 kilo doğacaksın. Ben çok zayıf doğmuşum. Bir yaşına gelene kadar da pek saçım yokmuş. Eğer bulabilirsem buraya bir bebeklik fotoğrafımı da ekleriz.

Şimdi günün geri kalanını değerlendirme vakti. Değerlendirelim ki varacağın ortam senin için daha iyi olsun!







19 Mart 2019 Salı

Eli yüzü burnu minnoş Ela'm

Çoook yoğun bir 6 günden sonra ancak yazabiliyorum.

Dediğim gibi doktorumuza gittik 14 Mart'ta. Hatta benim video çekmeme gerek kalmadı babacığın da bize eşlik etti. Aslında o kadar mutlu oldum ki onun da gelip görebilmesine seni. Sen bu videoyu acaba kaç yaşında izleyip, videoda barış simgeleri veren bu minnoş kızın sen olduğunu anlayabileceksin? Kendini görünce şaşıracak mısın? Yoksa ayyy bunlar eski video kayıtları şimdi daha iyilerini çekiyorlar mı diyeceksin :) Neyse ki elimizde olanın en iyisi olduğunu bilmende fayda var.

Doktorun kliniğine gittiğimizde bir yarım saat bekledik. Sonrasında seni görme şansımız oldu. Çok güzeldi çünkü bu sefer yüz hatlarını tamamen görebiliyorduk. Doktor birkaç poz resmini bile çekti. Bolca siyaset konuşuldu. Bunu hiç ama hiç unutmayacağım :) Sabote edildi biraz! 

Ultrasonda anladığım kadarı ile baş aşağı duruyordun. Benim tekleme sandıklarım meğersem senin kollarınla ittirmelerinmiş. Ne hoş! Ellerin hiç durmuyor. Hatta emiyorsun ara ara. Gözlerin kapalı doğal olarak. Minik mi minik bir burnun var ve sanırım solaksın. Babana benziyorsun! Bu benim ve Meltem'in tespiti. Doğduğunda haklılığımızı göreceğiz çünkü şu güne kadar halen babanın yüzüne hayran hayran bakmakla meşgulüm. Onun gülüşü gibi gülüşün , gözlerindeki samimiyet sende de olsun bebeğim. İnşallah!

Uzun lafın kısası doktor tüm organ işlevlerinin gayet iyi olduğunu belirtti, cinsiyetinin kız olduğunu teyit etti ve Aybala'ya götürmek üzere rapor düzenledi.

Aynı günün gecesinde Meltem Ananeni havalimanından aldık bir haftalık ziyareti için. O gün bugündür ise oldukça yoğun geçiyor. Cumartesi günü sabahki yoga dersimizden sonra Nuran teyzemiz, Meltem ananemiz Serap ablamız ile Oasis'te öğle yemeğine çıktık. Sonrasında ise Zuzu büyükannenin 80. doğumgününü evinde kutladık. Görenler halen fark etmiyor senin varlığını. Halen tartılmadım ama sanırım 54 kiloya yaklaşmış olmalıyım. İnsanların fark etmemesine çok şaşırıyorum.

Pazar günü babacığının arkadaşları ile yemekteydik. Kürşat ve Güliz. Bebekleri İdil. İdil henüz 7 aylık ve çok sevimli bir bebek. Güliz ablan bana hamile kıyafetlerinden verdi. Ne de iyi etti. Böylelikle sana alacağım başka şeyler için daha rahat bütçe ayırmış olabildim. Mimar Bige ise senin için ofiste yapacağım bebek odamıza koymak için park yatak vereceğini söyleyince daha da mutlu oldum. 

Ofisteki odamıza bakmaya ve hayaller kurmaya başladım. Sade ve ferah ama konforlu bir ortam için planlar yaptım. Önce boya badana yapılacak ve bir duvarına ise duvar kağıdı döşenecek senin için. Duvardan sarkan cibinlik gibi bir tül de hayal ettim. Bakalım yapabilecek miyim? Eğer yapabilirsem buraya aşama aşama fotoğraflarını koymak istiyorum. Umarım mümkün olur. Bir de köşeye ayak uzatmalı bir berjer ve TV koyduk mu tamamdır. İş çıkışlarında nasıl keyif yapacağımız bize kalır değil mi? soldaki fotoğraf en azından sadelik açısından sana neler hayal edebildiğimi anlaman açısında yardımcı olacaktır. Sonuç mu? Henüz bilemiyorum. Ama yanımda olacağını bilmek bana mutluluk veriyor ben çalışırken. 

Bugün ise (19.03.2019) yine İzmir'deydik. Alsancak'ta biraz yürüyüş yaptık. Mağazaları gezdik. Sana belki de 2-3 yaşına kadar kullanabileceğin bir bebek arabası aldık. (Bayraklı'dan Ece Hanım) Gönlümden geçeni hem de. Pratik ve hafif bir travel system dedikleri bir bebek arabası. Yağmurluğu bile var şimdiden Ece Hanım ek olarak sana bir de tulum hediye etti üstelik. Bazı şeyler öyle güzel tesadüflerle ilerliyor ki senin yolunun da böyle tesadüflerle aydınlanmasını diliyorum hep.

Birazdan ise bu satın aldığımız bebek arabası için bir puset( ana Kucağı) bakacağım internetten. Bu terimleri nasıl da zar zor öğrendim. Anne-bebek dili konuşmak başka bir şeymiş meğersem. Bir jargonu varmış. Her konuşulanı anlamak mümkün değilmiş. Ama kısa sürede baya bilgi birikimi edinerek açığı kapattığımı düşünüyorum. İnternet, kitaplar, başkalarının tecrübeleri yol gösteriyor.

Yarın eğer cesaret edebilirsem tetanoz aşısı olacağım sağlık ocağında gerekliymiş meğersem. Akşam ise yoga dersimiz var Pelin ile. Yoga dersimiz diyorum çünkü sen kıpır kıpır oluyorsun 1 saatlik yoga seansında. Mutlu oluyorsun sanırım ben esneyip gerindikçe sen de esneyip geriniyorsun gibi. O kadar çok sıkıcı duruşma dinliyorsun ki karnımda yoga senin için bayram olmalı :)

Artık geceleri bana rahatsız olduğuna dair sinyaller veriyorsun. Senin için bir sağa bir de sola dönüyorum. Ufak iki tane minder aldım ki bacaklarım arasına koyabileyim hem sen hem de ben rahat edelim. Hah şimdi tekme attın sanırım :) Yazdıklarımı hissediyor musun?

Sol tarafa yatmam hem senin hem de benim için yararlıymış. Sırtüstü yatış pozisyonu ikimizin de kan dolaşımını ciddi derecede bozup ölüme sebep oluyormuş. Allah korusun!

Şimdi babacığına yemek hazırlayacağım. Yoldaymış geliyormuş. Seni çok seviyorum!